DUYULARIMIZ = KARARLARIMIZ

DUYULARIMIZ = KARARLARIMIZ

Pazarlama sanatını ustalıkla kullanan ve beyne açılan her kapıdan yeni bir anahtar ile girmeyi başaran etkili teknikleri sayesinde “duyularımızla karar verdiğimiz” bir dünyada soluk alıp veriyoruz…

Birçok akademisyen ve araştırmacının gücünü kabul ettiği, “nöro pazarlama” diye adlandırılan değişmez bir gerçeğimiz var artık. Süregelen tempomuzda bilinçli düşünmek yerine, otomatik düşüncelerimiz ile bilişsel değil, duygusal kararlar alıyoruz.

Havalı reklam kampanyaları, yüksek albenili hizmet sunumları, otellerin birbiri ile yarışan görsel ziyafeti ve tüketici deneyim alanları gibi birçok alanda hissettiğimiz dürtüler, duygusal süreçleri, bu süreçler ise Biz’ leri satın alma kararına yöneltiyor.

Bir reklamın final sahnesinde, etkili bir ses ile belki 10 sn görünen ama akılda kalan, karakterli bir “logo”, kutu bir içeceğin açıldığında bıraktığı o “ses”, dilimize dolaşan reklam “jingleları”, en sevdiğimiz mağaza girişinde, aşina olduğumuz o insanı saran güzel “koku”, elimize aldığımız bir elektronik cihazın ince ve hafifliğinin hissettirdiği “daha teknolojik” algısı, işte bunların hepsi aslında satın alma kararlarımıza hükmediyor. E hal böyle olunca da; duyularımız=kararlarımızadönüşüyor ve bu yarışta daha çok duyuya hitap edebilen; daha çok başarılı, daha akılda kalıcı oluyor..

Örneğin; muhteşem dekorlu bir otel koridorunda yürüdüğümüzü hayal edelim. Birbirinden şık sıralanmış odalardan birinin anahtarını okutuyor ve o aydınlık, tertemiz, özenle hazırlanan, deniz manzaralı bir odaya adım atıyoruz, o anda tüm benliğimizi saran bir yemek kokusu ile karşılansanız ne hissederdiniz ?

Bu 10 saniyelik ilk intiba öyle güçlüdür ki; ne yazık ki o ilk anda “şıklık, lüks, dizayn ve diğer tüm özgün detayları” gölgede bırakmaya yeterli olur.

Tüm markacılar; hepimiz duyusal bir deneyim yaşattırmak ve hafızalarda kalıcı olmayı isteriz. Yeter ki detayların peşinden gitmeyi bilelim.

Hazır “duyuların efendisi” sayılan “Şubat” ayının içindeyken, bu anın kıymetini bilelim derim. Tercihlerinde rasyonel ol(a)mayan insanoğlunu anlamaya, duyusal olarak anlamaktan başlayalım.

Ne dersiniz belki daha çok sever, daha çok seviliriz..)

SEDA BAYBURTLU

MARKA & STRATEJİK PAZARLAMA UZMANI

www.sedabayburtlu.com

Add a comment

*Please complete all fields correctly

Related Blogs

Posted by SB | 21 Aralık 2018
TANIDIK BU MASAL
TANIDIK BU MASAL Yine bi sonbahar, Aralık kapıya dayanmış, Biraz yorgun, biraz da yine doyamadan geçen bir yılı uğurlamak vakti geldi... Aslında tanıdık bu masal. Her yılın başında, kendine verilen...
Posted by SB | 28 Kasım 2018
CAN ALMAZ AMA İTİBAR ALIR…
CAN ALMAZ AMA İTİBAR ALIR... Şimdilerde ruhumuzu saran sonbaharın getirilerinden biri sayılabilir mi..? An gelir, şöyle havalı bir siyah gözlükle, koyu renkli kıyafetlere bürünüp, aslında nereye gittiği de çok önemli...
golfmag köşe yazısı,seda bayburtlu
Posted by SB | 6 Kasım 2018
DETOX ZAMANI GELMİŞSE DEMEK…
Sonbaharın gelişine işaret çok aslında… Uykudan haz etmeyenlerin bile, gün içinde ara ara uyku bastıran gözlerini dinlendirme çabası, yorgun uyanılan sabahlar, hisli hisli çalıyor gibi gelen şarkılar… Evet işte bunların...